DASTAN ŞİRKETİ FORUM SİTESİ

ULUSLARARASI POLİTİKA

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

ULUSLARARASI POLİTİKA

Mesaj  Admin Bir C.tesi Nis. 02, 2011 7:21 am



ULUSLARARASI POLİTİKA


Uluslararası sistemde egemen devletle­rin birbiriyle olan siyasal ilişkilerini incele­yen bilim dalıdır.

Uluslararası Politika kavramı yer yer uluslararası ilişkiler ve dış politika kavram­larının yerine kullanılmaktadır. Uluslarara­sı politika ve dış politika kavranılan birinci­nin diğerini de içeren daha geniş bir anlam­da kullanılmasıyla farklılık gösterir. Bun­lardan uluslararası ilişkiler kavramı ise, tü­münü içeren daha geniş kapsamlı bir terim­dir. Dış politika, uluslararası siyasal sorun­lara bir devletin veya genel olarak devletlerin amaçlan, hedefleri ve davranışları açı­sından bakar, bir devletin uluslararası siste­me veya diğer devletlere karşı tutumunu in­celer. Bu yönüyle dış politika çalışmaları uluslararası politikanın ancak girdilerini oluşturur. Onun incelenmesini ve analizine yardımcı verileri sağlar. Fakat sadece dış politikaların incelenmesi ile uluslararası politika hakkında sağlıklı tahminler yapıla­maz. Çünkü uluslararası politika uluslara­rası siyasal etkileşim sürecine, ulusal birim­lere oranla daha geniş bir açıdan bakar ve sadece bir etki tepki ilişkisi olmadığından devletlerin dış politikalarının basit bir top­lamından ibaret değildir. Öte yandan yer yer uluslararası politika deyiminin yerine kullanılan uluslararası ilişkiler ise "ülke sı­nırlarını aşan ve hükümetler, halklar ve devlet dışı kuruluşlar arasındaki tüm ilişki­leri içine alan kapsamlı bir deyimdir". Ulus­lararası ilişkiler devletler, transnasyonel gruplar ve diğer tüm devlet dışı kişi ve ku­rumlar arasındaki siyasal, ekonomik, ticari, mali vb. tüm ilişkileri içine almasından do­layı devletlerin resmi organlarıyla yürüt­tükleri siyasal ilişkileri inceleyen uluslara­rası politikadan farklılık gösterir. Bu yö­nüyle uluslararası politikayı da içeren daha geniş bir anlam ve içeriği vardır. Ancak tüm bu ilişkilerin siyasal boyutu bir anlamda uluslararası politikanın inceleme alanına girer.

Uluslararası Politika hakkında çalışma­lar oldukça gerilere gider. Niccola Marhia-velli'nin yazılarında, devlet adamlarına kar­şılaştıkları konularla ilgili öğütler verdiği görülmektedir. Bundan Önce ilk çağın Hindli, Yunanlı ve Çinli fikir ve devlet adamları uluslararası politika konularında ilginç analizler yapmışlardır. îbni Haldun, tarihin akışını bir devri hareket halinde tek­rarladığını, genç toplumların hayatiyetini sağlayan asabiyyenin zamanla zayıfladığı­nı, yükseliş dönemlerini duraklama ve çö­küntünün izlediğini ve politik olaylara yön çizen bir determinizm bulunduğunu anlat­mıştır. Onsekizinci ve ondokuzuncu yüz­yılda ise diplomasi, strateji ve uluslararası hukuk konularında yapılan çalışmalar yo­ğunluk kazandı. Bir kısım yazarlar ulusla­rarası politikayı devlet adamlarının davra­nışları açısından incelerken, diğer bir kısmı "güç dengesi"nin uluslararası politikanın temel yasası olduğunu savunmaktaydı.

Bütün bunlara rağmen uluslararası poli­tika alanında kapsamlı sayılabilecek çalış­malara birinci dünya savaşına kadar tam olarak rastlanmıyor. Bu konuda ilk ciddi çalışmalar Amerika Birleşik Devletleri'nde başlamıştır.

Bu aynı zamanda Amerika'nın, Asya ve Avrupa politikasına entegre olduğu (bulaş­tığı) yıllara rastlamaktadır. Fakat yine de çalışmalar daha önceleri de olduğu gibi uluslararası hukukun temel prensipleri ve uygulamaları ile sınırlı kalmıştır. Barış, is­tikrar, hakemlik sorunları, tarafsızlık huku­ku ve silahsızlanma gibi konular en çok üzerinde yoğunlaşılan konular olmuştur. Uluslararası Politika ve Uluslararası İlişki­ler alanında akademik düzeyde ilk çalışma­lar, Milletler Cemiyeti gibi uluslararası ör­gütlenmelerin kuruluşuyla birlikte başla­mıştır. Çalışmalar özellikle organizasyon­lar konusunda yoğunlaşmış ve uluslararası konferanslar ve anlaşmalar bu konularda yazılanlara temel oluşturmuşlardır. II. Dün­ya Savaşı'ndan sonra uluslararası politika çalışmaları büyük bir yoğunluk kazanmış­tır. Uluslararası Politikanın merkezi II. Dünya Savaşı'na kadar yalnız Avrupa iken Şimdi Asya, Afrika ve Amerika'yı da içeren çok geniş bir alana yayılmıştır. Bu ortamda uluslararası politika alanında açıklayıcı bir takım teoriler ortaya atılmıştır. Ancak bir­kaçını burada özetlemeye çalışacağımız ça­lışmalar, genel bir teori olmaktan uzaktır. Bundan dolayı zaman zaman "model" ya da "çözümleme çerçevesi" denilmesi uygun görülmüştür.

Bunlardan güç teorisinin ve realist oku­lun Önde gelen savunucularından olan H. Morghenthau'ya göre: "Uluslararası Politi­ka bütün politikalar gibi bir güç ve iktidar mücadelesidir. Uluslararası Politikanın ni­hai amacı ne olursa olsun güç her zaman için acil bir amaçtır. Devlet adamları olsun sıradan insanlar olsun her zaman için öz­gürlük, güvenlik, esenlik ve bizzat güç sahi­bi olmak isterler. Bu amaçlarını dini, sosyal ve ekonomik idealler şeklinde tanımlarlar. Fakat her ne zaman bu amaçlarının gerçek­leşmesi için uluslararası politikayı bir araç olarak kullanırlarsa çabalarının sebebi güç ve iktidar elde etmektir." Bu teori insanlar arasındaki ilişkiler gibi devletler arası iliş­kileri de bir güç mücadelesi olarak görmek­tedir. Her ilişkinin temelinde yatan, güç ve iktidar elde etmektir.

Uluslararası Politikayı sistem teorisine göre açıklamak isteyenlere göre, her ulusla­rarası politika çözümleyicisi bir tür sistemci varsayımlarda bulunur. Bu özellikle, dün­yaya bir sistem olarak bakma eğiliminden ileri gelmektedir. Sistem teorisi, siyasal sis­temlerin işleyişini anlamak için kullanılan bir çözümleme biçimidir. Bu çözümleme biçimi, bir siyasal sistemin içerden ve dışar­dan gelen talepler karşısında bunlara uyma yeteneği ile bunlar karşısında dengesini ko-

ruyabilme kapasitesinin ölçülmesine yarar. Uluslararası politika öyle bir sistem oluş­turmaktadır ki, bu sistem karmaşık bir bü­tün meydana getirmektedir. Bu bütün siste­mi oluşturan birimlerin siyasal davranışla­rının toplamından farklı ve onların dışında bir Önem taşımaktadır. Devletler sadece kendi içlerinden gelen güdüler ve dürtülerle değil aynı zamanda dışarıda olup bitenlere göre de hareket etmekte ve davranış göster­mektedir. En büyük devletlerin bile dışarı­da cereyan eden olaylar üzerindeki kontrol­leri ve etki güçleri sanıldığından çok daha azdır. Başka bir deyişle, karar vericiler ken­di düşündükleri ya da isledikleri yönde de­ğil, geniş ölçüde sistemin gerekleri yönün­de hareket etmektedirler.

Son olarak uluslararası politikayı tek tek devlet adamlarının ya da yönetici seçkinle­rin eylemleri ve davranışları üzerinde yo­ğunlaşarak açıklamaya çalışan karar verme teorisi, karar vericilerin davranışlarını dev­letin davranışlarıyla özdeşleştirmektedir. Başka bir deyişle karar vericiler, amaçlan belirleyip alternatif eylemler arasından se­çim yaparak ve ulusal kapasiteyi kullanarak devlet adına hareket etmektedirler. Bu çö­zümleme daha çok karar vericilerin ideolo­jileri, motivasyonları, beklentileri, algıla­maları ve değerleri üzerinde durmaktadır. Karar verme teorisini birçok yazar gerçek anlamda teori saymakta tereddüt göster­mişler ve bunun için kavramsal çerçeve sözcüğünü daha uygun görmüşlerdir.

Uluslararası politika İle diğer disiplinler arasındaki ilişkiye kısaca değinilirse ulus­lararası politikanın hemen hemen bütün sosyal bilimlerin düşüncelerini belli ölçü­lerde içeren bir niteliğe sahip olduğu görü­lür. Günümüze kadar uluslararası politika ile tarihçiler, siyaset bilimciler, coğrafyacı­lar ve hukukçular ilgilenmekteydiler. An­cak içinde bulunduğumuz yüzyılda antro-polojistler, iktisatçılar, toplum bilimciler ve psikologlar da şimdiye kadar gözardı edil­miş yönlerini açarak uluslararası politikayı zenginleştirmişlerdir.

Uluslararası politikada devlet temel ak­tör olarak alınmaktadır. Uluslararası politi­kada devletin amaçlarının maksimizasyo-nunu diplomatlar, resmi organlar ve kişiler aracılığıyla yürütür. Ancak nükleer silah­lanma ve teknolojinin gelişmesi, 20. yy .da uluslararası politikanın niteliğini önemli öl­çüde değiştirmiştir.

II. Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çı­kan yeni uluslararası sisteme, hükümetlerin kontrolü dışında yer alan toplumlararası ilişkileri de dahil etmek gerekir. Transnas-yonel ilişkiler ya da gruplar denilen kişisel temaslar, turizm faaliyetleri, sportif faali­yetler, ticari ilişkiler ve çok uluslu şirketle­rin faaliyetleri de uluslararası politika çö­zümlemelerinde dikkate alınması gerekli faktörlerdir.

Tayyar ARI
alıntı

avatar
Admin
Admin

Kaplan
Mesaj Sayısı : 81
Kayıt tarihi : 30/03/11
Yaş : 42
Nerden : rusya moskova

http://dastancompany.benimforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz